March 7, 2010
irrelevant
ne mimar olmamla ilgili ne de mimarlıkla ilgili postlarımdan biri daha geliyor şimdi;
konu: çiçeklerimiz
çiçek bakmaktan anlamadığım için bakımlarını eşim üstlenmiş durumda. ben sadece karşıdan “ay ne güzel açtılar di miğğ” şeklinde tepkiler veren olurum. mutfak penceremizin önünde ikisi yazın çiçek açan kışın yaprak büyüten, ikisi de bugün alınmış olmak üzere dört tane canlı çiçeğimiz var. saksılarının altına koymak için bir şey bulamadığımdan idare edebilsinler amacıyla çeşitli mutfak aletleri kullandım saksı tabağı niyetine, en kısa zamanda saksılarını ve tabaklarını değiştirme düşüncesi içerisindeyim. yoksa yoğurt kaplarını mı kullansam!

yukarıdaki fotoğraf bugün aldığımız lale ve sarı çiçekli çuha çiçeğimizin fotoğrafı. aşağıdakinde ise onların yanında duran ve sadece bir süsten ibaret olan kaktüse de yer vermek istedim. onun hikayesi acı biraz..

kaktüsten iki tane vardı. henüz hiçbir çiçeğimiz yokken o ikisi mutfak penceremizin önünü süslerdi. yazın açık duran pencere kapanmasın diye eşim bir tanesini alıp pencerenin arasına koymuş, sonra da onun arada olduğunu unutup pencereyi kapatmış! olan kaktüse oldu, parçalanmış saksısı ve kendisi..yazık oldu..yalnız kalan kaktüse teselli vermek ise bendeniz tarafından eşi kırılan “sarılan tuzluğa“düştü..
bu karanfilin hikayesi ise çok daha alakasız;

yarının 8 mart dünya kadınlar günü olması münasebetiyle alışveriş yaptığımız marketten verildi kasadayken..ona göre ince ve nazik vazomuz olmadığından ötürü buket çiçeklerine ev sahipliği yapan vazoda buldu kendisini..
son fotoğraf ise çiçeklerden de alakasız. mutfakta çiçek fotoğrafları çekerken onların neyi eksik diye düşünülüp çekilmiş ve kendilerine yer verilmiş olan masamızın üzerindeki kavanozlar, ve dahi ülker ufo bardağımız..

çikolatalar, susamlı simitler ve ufo..



